Kurtlar Vadisi: Filistin, Daha Vizyona Girmeden İsrail’i Kızdırdı.

İsrail basını, “Türk ajan, Mavi Manmara’nın intikamını alıyor” dediği Polat Alemdar’ı manşete taşıdı.
Türkiye’nin en pahalı filmi olacağı konuşulan “Kurtlar Vadisi: Filistin” 5 Kasım’da Türkiye ve dünyada aynı anda vizyona girecek.
31 Mayıs’taki Mavi Marmara baskınına dair sahnelerin de yer aldığı film, daha izleyeciyle buluşmadan israil’in tepkisini çekti.
“Gemide öldürülen 9 Türk’ün intikamını almak için harekete geçen Türk ajana” dair olduğu söylenen sahne, israil gazetesi Yedioth Ahronoth’un manşetine taşındı. Gazete, Oyuncu Polat Alemdar’ın, filmde Mavi Marmara baskınında emir veren israil askerlerinin izini sürmek ve ölen 9 Türk’ün intikamını almak için Gazze ve Batı Şeria’ya gönderilen gizli ajan olduğunu yazdı.
‘ANTiSEMiTiST DEĞiL’
Filmin yönetmeni Zübeyr Şaşmaz ise, filmin bir Türk ajanı ile bir israilli komando arasındaki güç mücadelesini çok aştığını, asıl konunun, Yahudi olan Amerikalı tur rehberi Simone’nin Filistin gerçeğinin farkına varması olduğunu belirtiyor.
Ocak ayında ‘Kurtlar Vadisi Pusu’nun bir bölümünde, Mossad ajanlarının çocuk kaçırırken gösterilmesi üzerine tepki veren israil Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, Türk Büyükelçisi’ni alçak koltuğa oturtarak krize neden olmuştu.
Eylül 9th, 2010 in
Genel,
Kurtlar Vadisi,
Kültür Sanat,
dış haber,
gündem,
haber,
magazin,
sinema | tags:
Kurtlar Vadisi,
kurtlar vadisi filistin,
kurtlar vadisi filistin çekimleri,
kurtlar vadisi filistin izle |
No Comments
Yazlığında Fenalaşan CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman Hastaneye Kaldırıldı

CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, yazlığında fenalaşınca ambulans helikopterle hastaneye kaldırıldı.
CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Arıtman’ın Çeşme’deki yazlığında fenalaştığını, kalp krizi şüphesiyle helikopter ambulansla, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine getirildiğini belirtti.
Acil Servise alınan Arıtman’ın kalp krizi geçirmediğini öğrendiklerini kaydeden Nalbantoğlu, ‘Kalp krizi kanısıyla İzmir’e getirmişler ama sanırım yorgunluktan fenalaşmış. Ben az önce kendisini ziyaret ettim. Durumu gayet iyi. Bu akşam taburcu edileceği söylendi’ diye konuştu.
Kırgızistan’ın Başkenti Bişkek’te Bugün Akşam Saatlerinde Bir Kilisede Patlama Meydana Geldi.

Kırgızistan’ın başkent Bişkek’te bugün akşam saatlerinde bir kilisede patlama meydana geldi.
Dünya, ABD’nin Florida eyaletinde, bir kilise rahibinin 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde Kur’an-ı Kerim yakma provokasyonunu konuşurken, Kırgızistan’dan bir kiliseye yönelik girişilen saldırı haberi geldi.
Bişkek’te kentin güneyinden geçen İpek Yolu ile Usenbayeva caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan ülkenin en büyük kilisesinde patlama yaşandı. Çevrede korkuya ve paniğe yol açan patlamada ölü ve yaralı olmadığı bildirildi. Görgü tanıkları, bomba etkisi yapan parlayıcı maddenin bir kişi tarafından kilise bahçesine atıldığını belirtiyor.
Kiliseye yönelik yapılan saldırının ABD’nin Florida eyaletinde, bir kilise rahibinin 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde Kur’an-ı Kerim yakma provokasyonunuyla ilgisi olup olmadığı konusunda ise henüz bir açıklama yapılmadı.
Bişkek polisi olay mahallini güvenlik kordonuna alırken, bomba uzmanları kilisede detaylı inceleme yapıyor. Polis kiliseye paylayıcı madde atan şahsı bulmaya çalışıyor. Olaya nasıl bir paylayıcı maddenin yol açtığı konusunda da bilgi verilmedi.
Kırgız basını olay mahallinde ciddi bir hasarın yaşanmadığını ve sadece bazı camların kırıldığını belirtirken, atılan patlayıcının da ses bombası olabileceği ihtimal üzerinde durulduğunu aktarıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, günlerdir kamuoyunu meşgul eden Avcılar’da üzerinde Müslüman kadınların rahibe gibi örtünmesi …
İstanbul’da İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın altında ıslak imzası bulunduğu iddiasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan Albay Dursun Çiçek, ölüm orucuna başladı.
Ramazan nedeniyle oruç tutan Çiçek, önceki gün görülen duruşmada tahliye edilmeyince orucunu açmadı. Kızı İrem Çiçek aracılığı ile ölüm orucuna başladığını açıklayan Çiçek, yine kızı aracılığı ile yaptığı açıklamada “Aklı ve vicdanı hür insanlara sesleniyorum. İftira, yargısız infaz ve tutsaklık bitinceye, hakimler hukuk ve vicdanlarına göre karar verinceye, hukuk ve adalet geri gelip hukuk cinayeti bitinceye kadar, orucumu açmayacağım” dedi.
Çiçek’in kızı İrem Çiçek ise açıklamasında şunlara yer verdi: “Babam Dursun Çiçek, Beşiktaş’taki hukuk cinayetini, yaşanan bu acı süreçteki derin sessizliği sona erdirmek ve vicdanlarının sesi kısılmış insanlara vicdanını hatırlatmak için bir karar vermiştir. Biz Çiçek Ailesi olarak babamın sağlığını bozmasına elbette mani olmaya çalışacağız. Ancak gelinen bu süreçte payı olan herkesi şimdiden tebrik ederim!” Çiçek’in avukatı Celal Ülgen de, Çiçek’in ölüm orucundan vazgeçmemesi halinde eşi Gülşen Çiçek ile kızı İrem Çiçek’in de ölüm orucuna başlayacağını söyledi.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 10-11 Temmuz 2010′da gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın (KPSS) sorularının çalındığı ve kopya çekildiğine ilişkin iddialara yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dün Isparta’da gözaltına alınarak bugün Ankara’ya getirilen Baki S, öğleden sonra soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan’a ifade verecek.
Isparta’da gözaltına alınan S, bugün Ankara’ya getirildi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde gözetim altında tutulan Saçi’nin, öğleden sonra Ankara Adliyesi’ne sevkedileceği öğrenildi. Baki S’nin ifadesi Savcı Sakınan tarafından alınacak.
Öte yandan, ÖSYM’de önceki gün başlayan inceleme çalışmaları bugün de devam ediyor.
YÖK Denetleme Kurulunca savcılık kanalıyla mahkemeden alınan karar doğrultusunda ÖSYM’nin Bilkent’teki ana hizmet binasında yürütülen çalışmanın bugünkü bölümü ÖSYM’nin mesai saatiyle birlikte başladı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekibinin çalışmalarının soruların hazırlandığı Test Geliştirme ve Araştırma bölümünde sürdüğü öğrenildi.
Bir süredir Washington ile Ankara arasında ‘Soğuk rüzgarlar esiyor. Kriz var’ yorumları yapılıyordu.
Öyle bir hava esti ki sanki Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ortaklık bitme noktasına gelmişti.
Son olarak, Beyaz Saray, ”Eğer böyle devam ederseniz istediğiniz silahları alamayacaksınız uyarısı yaptı” gibi iddialar kulislere hakim olmaya başlamıştı.
Önceki gün bu iddialar yoğunlaştı.
Çünkü Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu Washington’a gitmiş ve Büyükelçi Namık Tan ile birlikte temaslarda bulunmuştu.
Bu gelişme yine ”Kriz var, çözmeye çalışılıyor” diye yorumlanmıştı.
Önce şunu aktarayım:
Namık Tan Washington’a gitmeden önce uzun yıllar Ankara’da çalışmış bir diplomattır.
Diplomatlığın ötesinde çok yakın dostumdur.
İyi tanırım.
Bu detayı şunun için aktarıyorum.
Namık Tan kriz yaratan değil kriz çözen, yalnızca diplomat değil aynı zamanda bir insandır.
İşte bu nedenle ben bir hafta boyunca Müsteşar Sinirlioğlu ile yaptıkları görüşmelerden bir kriz değil stratejik ortaklığı daha da derinleştirecek bir gelişme bekliyordum.
Nitekim öyle de oldu.
Namık Tan’a açıkça sordum:
”Ne oluyor? Bir kriz mi çıktı? ABD, Türkiye’yi silah vermemekle sıkıştırıyor mu?”
Tan çok kesin bir ifadeyle şu cevabı verdi:
”Hayır. Bu tür haberlerin tümü gerçek dışıdır. Böyle bir şey sözkonusu bile değil.”
Tan’la uzun bir sohbet yaptım ancak diplomatik hissiyatlarda bir yanlış anlaşılma olmasın diye sohbetin tümünü aktarmıyorum.
Yalnız Ankara’da yaptığım temaslar ve daha önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le Azerbaycan gezisi sırasında uçakta yaptığım sohbet birleşince şu gerçeğe ulaşıyorum:
Türkiye ile ABD arasında bir süredir ”bazı yanlış anlaşılmalar’ nedeniyle sıkıntılar vardı. Bu son görüşmelerle bu sıkıntılar da ortadan kalmış görünüyor. Yani özetle sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ortaklığı koparacak, sıkıntıya sokacak bir durum söz konusu değil.
ORTADOĞU, İSRAİL VE İRAN
Türkiye’nin son döbnemde uyguladığı dış politkada ana hedef ‘komşularla sıfır problem’ ekseni üzerine oturtuldu.
Yani Türkiye’nin çevresini kuşatan Ermenistan sorunu, Irak ve Kuzey Irak meselesi, Suriye sınırı, İran ambargosu, Yunanistan’la Ege ve Kıbrıs sorunu çemberi bu sıfır sorun stratejisiyle aşılmaya çalışılıyor.
Bunun somut örnekleri şöyle sayılabilir: Milli Siyaset Belgesi’nde Ege’deki 12 milin savaş nedeni sayılmasının iptali, Ermenistan’la görüşmeler, Suriye ile vizenin kalkması, Irak’la yeni dönem arayışları…
İSRAİL MESELESİ
Mavi Marmara gemisi ve İsrail komandolarının baskını Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerinde bir sıkıntı faktörü olarak netleşmiştir. Ancak bu gelişme iki ülke arasında bir soruna dönüşse de bu sorunun Türkiye ile ABD arasında Yahudi lobisi nedeniyle bir krize dönüşmesinin beklenmesi yanlıştır.
Bütün bunları alt alta toplarsak şu aşamada Türkiye ile ABD arasında bir kriz var demek gerçek dışıdır.
Erzurum’daki “Yolsuzluk Operasyonu”nda İl Milli Eğitim Müdürü Fevzi Budak gözaltına alındı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan 8 aylık takip sonucu, sahte belge düzenleyerek kamu kurumunun dolandırıldığı iddiasıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne operasyon düzenlendi.
Milli Eğitim Müdürü Budak, sabah saatlerinde, kamu kurumu aleyhine sahte belgeler düzenleyerek, “nitelikli dolandırıcılık” suçundan, makamında, gözaltına alındı. Budak, sorgu için KOM Şube Müdürlüğüne götürüldü.
Erzurum’da, bir süre önce de İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Özel İdare Genel Sekreterliğinde, sahte belge düzenleyerek kamu kurumunu dolandırdıkları iddiasıyla gözaltına alınan 5 kişiden, İl Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanları N.K. ve A.U, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmış, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinde görevli Ö.D, T.Y. ve M.K. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin AK Parti içinde bir krize neden olabileceğini öne sürerek, “AKP ve AKP’li seçmenler için yaşanabilecek en büyük kriz, kimin cumhurbaşkanı adayı olacağıdır” dedi.
Kılıçdaroğlu, Adana ziyaretini izleyen beraberindeki gazetecilerle parti otobüsünde sohbet etti.
CHP lideri, gazetecilerin 2011′de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylık süreci ve Cumhurbaşkanı’nın görev süresine ilişkin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin 5 yıl mı 7 yıl mı olduğunun Ak Parti içinde krize neden olabileceğini iddia etti.
Başbakan Erdoğan’ın referandum sonrasında 13 Eylül sabahı, CHP’nin üs yönetimine ilişkin sözleri olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Başbakan, 13 Eylül günü CHP üst yönetimini merak ediyor. Başbakan başka bir partinin iç işleriyle uğraşacağına kendi işine baksın” dedi.
Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başbakan’ın cumhurbaşkanlığı hevesi, AKP’de büyük kriz yaratacak. Abdullah Gül’den bir an önce kurtulma, 2012′de köşke çıkma ve yarı başkanlık modelini uygulama hevesinde olduğu çok açık ortada. Başbakan, başka partinin iç işleriyle uğraşacağına kendi gizli gündemini itiraf etsin ve AKP içinde bundan sonra yaşanacak en büyük krizi çözmeye çalışsın. AKP ve AKP’li seçmenler için yaşanabilecek en büyük kriz, kimin cumhurbaşkanı adayı olacağıdır. Abdullah Bey’i aday gösterecek 20 milletvekili mutlaka parti içinden çıkar. Gül, yeniden aday olursa, AKP ikiye bölünebilir.”
SANDIK GÖREVLİLERİNE SESLİ MESAJ
Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine referandumda sandıklara sahip çıkılmasının önemini vurgulayarak, CHP’nin buna yönelik çalışmalar yaptığını anlattı.
İstanbul’da sandık görevlilerinin belirlendiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, onlara seçimden önce 3 farklı zamanda, yapacakları görevin önemini vurgulayan nitelikte, kendisinin sesinden hazırlanan sesli mesajların telefonlarına gönderileceğini söyledi.
Referanduma yönelik CHP örgütünün de hazırlıklarını sürdürdüğünü kaydeden Kılıçdaroğlu, bu kapsamda seçim gecesi anında bilgi akışını sağlayacak, internet bağlantılarının yapıldığını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin referanduma yönelik kamuoyu yoklaması yaptırmadığını, ancak, yol haritasını belirlemek için seçmen profiline yönelik bir çalışmanın yapıldığını ve bu çalışmaya ilişkin ön raporun da sunulduğunu anlattı.
CHP lideri, Bergama’daki antik Allianoi Kaplıcaları’nın Yortanlı Baraj sularının altında kalacak olmasına tepki gösteren sanatçı Tarkan’a destek verdi.
Kılıçdaroğlu, sanatçıların bu tür konulara duyarlılığının normal olduğunu ve düşüncelerini özgürce dile getirebilmeleri gerektiğini kaydetti