Kürt sorunu
Eşinin, Çocuğunun Önünde Çırılçıplak Soyulup Hakaret Ve Alay Edilen Bir Erkek Ne Hisseder Hiç Düşündünüz Mü? Ya Babanıza Pislik Yedirildiğini? Bu Anlama Gayretini Uzun Dönem Dışişleri Bakanlığı’nda Ataşelik, 1989-94 Döneminde Bingöl Belediye Başkanlığı Görevinde Bulunmuş Kürt Siyasetçi Selahattin Kaya’yla Göstermeye Çalıştık. Kaya Görev Yaptığı Dönemi “cehennemdi” Diye Niteliyor…
- MGK’dan Kürt meselesi konusundaki çalışmalara destek gelmişken Genelkurmay Başkanı’nın konuya ilişkin açıklamalarını nasıl yorumladınız?
MGK da devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden bahsediyordu. Genelkurmay’ın açıklaması da aynı yönde. Yani ikisi arasında bir farklılık göremiyorum. Yapılan yine tek millet tanımı. Buradan da hükümetin ve devletin meseleyi henüz tam olarak anlamadığı ortaya çıkıyor. Başlatılan süreci demokratik bir açılım olarak görüyorum. Kürt sorunu burada yan unsurdur. Kürt meselesinin nihai çözümüne ilişkin bir açılım yoktur. Ancak hükümetin bu sorunu çözme konusunda samimi olduğunu söyleyebilirim. Bu meselenin çözümü için tarafların henüz hazır olduğunu düşünmüyorum. Bu sorun uzun uzadıya tartışılmalı ve uydurma bir çözüm değil, şikâyetleri gideren bir çözüm ortaya konmalıdır. Bu çözüm parlamentoya getirilip ilgili yasalar çıkarılmalıdır.
- Sizce Kürt sorunu nasıl bir sorundur?
Bir ulus sorunudur. Bir ulusun özlemlerini, arzularını, geleceğe yönelik hülyalarını, düşüncelerini içeren bir sorundur. Bunları gerçekleştirmek için siyasi ortamın oluşması lazım.
- Bir ulus-devlet içinde başka bir ulus söz konusu olabilir mi?
Avrupa’da büyük uluslar kendi devletlerini kurmuşlardır. Kendi devletini kuramamış uluslar için ortaya çıkan formül Osmanlı’nın millet sistemine benzer bir sistemdir. Demokrasi ve insan hakları ekseninde öngörülen sistem, ulus-devlet içindeki diğer ulusların varlığını tanımak ve haklarını vermektir. Bağımsız bir devlet olarak değil. Kürtler kendi kaderlerini tayin etmeye kalkışırlarsa Ortadoğu kan gölüne döner. Ortaya konacak ara formül, bölgesel yönetimden federasyona kadar uzanır.
- Belediyeleri halk seçiyor, bunun yanında hizmet dili de Kürtçe olsa sorun çözülür mü?
Bölük pörçük çözüm hiçbir zaman çözüm değildir. Bir tek yönetimle muhatap olacak merkez tabiri caizse bu sefer yüzlerce derebeyliğiyle muhatap olmak zorunda kalabilir. Kaldı ki valiler seçimle gelmiyorlar. İngiltere’de valilik sistemi yoktur. Hatta belediyeyi meclis yönetir, başkan merasim için vardır. Amerika’da ise vali seçimle gelir. Türkiye’de son yıllardaki yerel yönetimlere yetki devri, demokrasi yanlısı insanların geliştirmeye çalıştıkları bir tez. Kürtleri inkâr etmek için büyük politikalar geliştirildi. Bunun karşısında 29 isyandan bahsediliyor. Bence son isyan olmasaydı Kürt meselesi daha rahat çözülürdü.
- PKK olmasaydı Kürt sorunu daha rahat çözülürdü diyorsunuz öyle mi?
Şiddete başvurulmuş olmasaydı Kürt meselesini daha rahat konuşuyor olacaktık. PKK’nın Kürt sorununu temsil ettiği yanlış bir tezdir. PKK Kürt meselesinin yasal zeminde savunulmasını 25 sene erteletti. 1975′te Türkiye tarafından imzalanan Helsinki Nihai Senedi Kürt sorunu çerçevesinde önemli yaptırımlar içermektedir. Senet, öncelikli olarak karşılıklı rıza olmadan sınırların değişemeyeceğini söyleyerek Türklerin rızası olmadan bir Kürt devleti kurulmasına kapıları kapatıyor. Ancak her devletin kendi sınırları içindeki ulusal, etnik, dinsel grupların kendilerini siyaseten, kültürel olarak ifade etmesi önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyor.
- Çözüm federasyon mu?
Federasyon demeyelim yerinden yönetim diyelim. Burada bir bölme yoktur. Bölge kendi içinden başbakan ve bakanlar kurulu çıkarır ancak dış siyaset ve savunma konularında merkeze bağlıdır. Devlet ayrımı olmadığı için merkezi parlamentoya vekil göndermeye devam eder. PKK dünyayı algılayamadı. Çağından o kadar kopuktu ki Helsinki’de dünyanın garantör olduğu Türkiye’nin sınırlarının değişmezliği prensibinden habersiz “Bağımsız Birleşik Kürdistan’ı kuracağım” dedi. Şimdi kendini savunmak için “Ben olmasaydım Kürtler yok olurdu” diyor. Kürt meselesi PKK’yı doğurmuştur. Bunun yanında bazı Türklerin bağnazlığı, uzlaşmazlığı, inadı, militarizmi Kürtlerin bir kısmını şiddete yöneltmiştir.
CiN