Arama Sonuçları Kategori: Şiir

Şiir

07 Ocak 2010 at 02:49 Filed in:Şiir No Comments

aşk tutar beni de,
sen gibi;
kusamam içimde durur
yıllardır usaresi…

Şiir msn nickleri
Dışımız en küstah yanlışlıklar
İçimiz en başka türlü ayıp

Dün gece seni düşündüm ansızın
Akıllı olmaktan uzak delicesine.
Seviyorum seni ölürcesine.

şiir nickleri

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Ağır ağır ölmektir yaşam.

Ne zaman adam gibi adam oluyor insan
Çok gezdiğinde mi çok gördüğünde mi çok bildiğinde mi
Çok ünlü çok zengin olduğunda mı
Çok sevdiğinde mi
Yoksa bunların hepsi bir kenara adam gibi sevdiğinde mi ?

| Rutkay Aziz |

Sözü sukuta saran Leyla’da acı demdir
Elveda son niyazım tek sevdiğim,elveda

“Hayyam bade ile sarhoşsan mutlu ol,
Lale yanaklı biriyle oturmuşsan mutlu ol,
Mademki dünyanın sonunda yokluk var
Say ki yoksun, varmışsın gibi mutlu ol…”

| Ahmet Altan |

Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.

Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.

“ aklın utanmaya ermediğinde, göz kirası ister her gördüğünde”

Derdime vakıf değil canani beni handân bilir
Hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
Çektiğim âlâmı bir ben bir de Allah’ım bilir

| Fuzûlî |

Gelecekseniz söyleyin,

gideyim.

Gelmeyecekseniz söyleyin,

beklemeyeyim.

Her çeşmeden boş döner, elindeki tas.
Gün olur ki çıldırmak işten değildir.

Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandır
dostluğundan öte bulmalıyım seni

Sen gel de !
Varsın yansın yüreğim,
Varsın kör olsun gözlerim.
Nasılsa en son seni sevip, seni gördü gözlerim.

“Hangi kapıyı çalsam,bir odası noksan”

Yazılmamış bir şey bırakmamış olsalar da bana, vazgeçmeyeceğim cancağızım,
Hani “sana söylemek istediğim en güzel söz, henüz söylememiş olduğum sözdür”

| Nazım Hikmet |

Aç Gözlerini

11 Aralık 2009 at 15:39 Filed in:Şiir No Comments

En sevdiğin elbiseni giydim
Bu gece kokunu sürdüm
Solgun yüzünü okşadım
Sessizce saçlarından öptüm
Yazdığın mektupları okudum
Kana kana su içer gibi
Plaklarını çaldım ah!
En çok o şarkıda özledim seni.

Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum
gece yarısı
Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya
katran karası
Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana
aldım koynuma
Buseni hafızamdan koparıp
iliştirdim dudaklarıma
Üşüdüm karanlıkta
Tenine dokundum hissetsin diye
Aç gözlerini

Erguvanlarına su verdim
İçerken benimle konuştular
Yastığını okşadım, kokladım
Anılar uçuştular
Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine
bir meltem gibi
Teninin kokusu karıştı kokuma
Yakıştılar

Boğuldum karanlıkta
Yanı başımdasın benden çok
uzaklarda
Ellerimi tut dokun bana
Aç gözlerini.

Attım kendimi caddelere
Yeşil ceketin sardı beni
Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz
Tuttum ellerini.

deneme

13 Eylül 2009 at 12:59 Filed in:Biyografi | Emolar | Kültür Sanat | Müzik | Pratik bilgiler | Programlar | Tanıtımlar | Tv Programları | Uncategorized | aşk | dinimiz | diziler | dış haber | gündem | haber | köşe yazıları | köşe yazılerı | magazin | msn nickleri | oyunlar | romanlar | sinema | siyaset | sohbet | spor | video | yarışma programları | yemek tarifleri | Şiir | şarkı sözleri | şifalı besinler | şifalı bitkiler No Comments

deneme

cin şiiri

11 Eylül 2009 at 22:22 Filed in:Şiir No Comments

İşte kuzey ülkesi:
Yüz fersah kenetlenmiş buz altındadır
Tipidir savuran karları bin fersah
Ve bembeyaz bir sonsuzluk
Her yanı Çin Seddinin
Susmuş nazlı kıvrımları Sarı Irmağın
Gümüş yılanlar gibi dans eder dağlar
Balmumum filler gibi tepeler
Yarışır göklerle yücelikte.
Şu cânım günde toprak
Ak giysili, kızıl süslü
Şimdi daha büyülü.

Bu güzelim topraklar
Nice kahramanı dize getirdi.
Heyhat! Çin Şi-huang ve Han Vu-ti
İncelik nedir bilmezlerdi.
Tang Tay-zung ve Sung Tay-zu
Biraz dar görüşlüydüler
Ve Cengiz Han
Göklerin Mağrur Çocuğu
Yalnızca kartallara ok atmayı bilirdi.
Hepsi geçti gitti!
Gerçek büyük adamları
Yalnız bu çağda ara.

cin şiirleri

11 Eylül 2009 at 22:21 Filed in:Şiir No Comments

BİR KOMŞU KIZI İÇİN

Güneşin korkusuyla, gizlendim elbisemin ardına.
Can sıkıcı baharda, üşençle kalkıp giyindim.

Nadide bir mücevher bulmak kolaydır.
İyi bir adam bulmak neredeyse imkansız.

Yastıkta gizliden dökülmüş gözyaşları,
Açılan çiçekte kırılmış bir kalp.

Eğer Sung Yü’nün gözüne ilişebilseydim,
Ne derdim olurdu ki, bitişik evdeki delikanlıyla

Ben Seni Sensiz Sevdim Şiir

08 Eylül 2009 at 12:43 Filed in:Şiir No Comments

Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı,
Seni hatırlatan… Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim…

Ben seni severken
Sen yanımda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim…
Sen yokken bakışların vardı
Beynime kazınmış
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydın,
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim…
Sen olmasan da, hayalin vardı,
Sen olmasan da, şarkılar vardı;
Seni hatırlatan…
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim…
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
Sen olmasan da,bulutlar vardı,
Sen olmasan da,günbatımları vardı,
Sen olmasan da,denizler vardı…
Ben seni sensiz sevdim…
Aslında sen hep vardın,
Aynı şehirde,aynı sokakta,
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;
Ben seni sensiz sevdim…
Ne olurdu sende beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
Hani kıyamet koptuğunda…
Ben seni sensiz sevdim…
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!

…….

PARA PARA AH PARA

08 Eylül 2009 at 00:53 Filed in:Şiir No Comments

Para para ah para
Hiç kapanmaz açtığı yara
Yoksa cepte günün kara
Para para ah para

Cebinde varsa aya bile çıkarsın
Kolun uzar istediğini yaparsın
Açılmayacak kapıları açarsın
Para para ah para

Para her pisliği örtermiş
Cezayı hafifletirmiş
Uzağı yakın edermiş
Para para ah para

Bu devirde nereye dönsen para
Paran kadar değer verirler sana
Nasrettin hocanın kürkü misali
Para para ah para

BY  CİN

Su

06 Eylül 2009 at 17:16 Filed in:Şiir No Comments

Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık
Miller ve ağırlıklar bitti
Gelip geçmeler bitti, gemilerin
Beyaz ve kocaman gövdeleri
Gözün kahverengi suyuna geldik.

Palamutlar yaktık, çalılar her zamanki gibi
Süsledi bizi bu ufak değişiklik
Çok ağır bir şeydi gün dörtgenleri üstümüze düsen
Aydınlıktan kopan aydınlıktan kesilen
Ağır mi ağır
Kaldık ne kadar kaldıksa böyle
Sonra gün diye bildiğimiz ne varsa akıtıldı
Duvarlar, sarmaşıklar, evler akıtıldı
Güneşler, hızarlar, kıymık taneleri
Vinç sesleri, çekiç sesleri bir.

Sokağın bitiminde donup arkama baktım
Her şey nasıldı diye
Sundurma hazin
Çarsı kararsız
Düzlerde yarlarda tepelerde
Kurtlar, tavşanlar, yılanlar erimekte
Herkes dünyayı bir yanından onarıyor sanki
Meltem belli belirsiz birselleri kıpırdatıyor
Gözümü kap atik sokağa baktığımda
Sudur gün.

Ah sudur, ne yandan baksam sudur
Suyun imgesi sudur
Trenlerin kalktığı her yerde
Bavullar sudur
Bir gün bir Erzurum çalkantısı
Obur gün Konya pası
Manikadan görünen İstanbul kıyıları
Çantası açık duran bir kadının anisi ve
Dudak boyası
Ardahanlı bir kartal
Kızılca hamamlı bir pirinç
Tülbentler, yazmalar, krepler
Hep sudur
Askerin son defa memleketine baktığı
Yüzünü çevirince bir bardak gibi düşüp kırılan memleket
Ve gemilerin ağır ağır limanlardan çıktığı
Ah sudur.

Bir gün, bir uzun gün bir aynanın önündeyim
Kirpikler ve saclar bitti
Gövdem duvara sürte sürte inceltilmiş bir nesne gibi
Dalgın ve uzun
Uzun ve sisli
Ben ki gövdemle tattım gövdemi, iyi bilirim
Bir hurma, bir baş dönmesi
Kokusu baş dönmesinin
Güzel kaplar aldım bu yüzden, ne kadar güzel kap varsa
aldım
Bilmek için suyumu
Ve hazırlıklı değildim ve bildim
Ben suyun bir dakika durduğu
Durunca boğulduğu bir yerdeyim.

Bir kılımı yere sermek kadar güzel ne var
Sonra püsküllerini düzeltmek kadar
Ya sofraya dilim kesilmiş bir domatesi koymaktaki
görkem
Kamyon sürmek yükünü bilmeden
Ve ikimiz bir akşam üstü sırasında
Ve akşam üstünün Anadolu ya giden bir otobüs gibi kalkması
sırasında
Dağlarda, tarlalarda, köprü altlarında
Sazların, taşların, yosunların arasından geçerek
Bir akik gibi yansıyaraktan hem de
Kırmızı bir karpuzun doğum sancısına
Su akar ben akarım
Ben akarım su akar
Vakit yok bakışmaya

BY  CİN

Su Ve Yürek

06 Eylül 2009 at 16:48 Filed in:Şiir No Comments

SU!!! ve YUREK

SU!!larimin cekildigi tek yeri dolduran ask
Dinle beni!
Ben sana sadece seviyorum dedim
Sevgili yuregine yuregimi verdim.

Sonsuz

SU!!!
Suyum ben
Akarim, delikanliligin sazliklarinda
Gizlenen bir goz gibiyim balik Capkinliginda

Gol gecelerinde denize Ozlemli bir sazan
Kendini turna sanir derinliklerde
Ben su!yum hem de denizde

Vururum kendimi balik gozlerine
Yikarim oyle temiz bakarlar bana
Pul pul oynasan yakamoz gozleriyle
Hep severler, hep sevmeye yuzerler

Su!!!
ama ben senim
sen benim icimdeki o kocaman deniz
ve mavilige acikmis bir gol aksamisin
sabaha guzel suyum sabaha
gene akacagim sana
suyumla gelecegim sana…

Sen su!sun
susadikca icecegim bir denizsin
gunbatiminin tuzunda damagimda kalmis
tatli bir aci
sen mavi su
ya da mavi bicak keskinligisin..

sonsuz esrikligimdeki gunbatimim
sen benimsin
ben senin sonrasiz ve sorusuz askin

Sonsuz

BY  CİN

Seni İstiyorum

06 Eylül 2009 at 16:42 Filed in:Şiir No Comments

Sen;
Yağmur sonrası güneş çıktığında,
Rengarenk gökkuşağısın karşımda.
Gözlerinin yeşilini seviyorum.
Saçlarının sarısına bayılıyorum.
Sana ulaşmak zor olsa da.
Seni istiyorum…

Sen;
Al sevgimi nisan yağmurları gibi,
Döküleyim saçlarına, dudaklarına, ellerine.
Beni teninde, bedeninde hisset
Ben sana yaklaştıkça, sen gökkuşağı gibi kaçsan da,
Seni istiyorum…