Roman 1975 yılında başlıyor. Tekstil zengini Basmacı ailesinin iyi okumuş 30 yaşındaki oğulları Kemal ile uzak akrabaları, yoksul Keskin ailesinin 18 yaşındaki güzel kızı, tezgahtarlık yapan Füsun arasındaki aşk anlatılıyor. Evlenmeye hazırlanan Kemal, yıllardır görmediği genç kadınla karşılaştığında ona aşık oluyor. Füsun’a duyduğu aşk onu hiç terketmiyor ve hikaye günümüze kadar geliyor.
Hilton’da bir nişan sahnesi
Bu aşk hikayesi evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkında pek çok hesaplaşma içeriyor tabii ki. Orhan Pamuk İstanbul’un arka sokaklarını da, dedikodu dergilerinin ‘sosyete’ dediği çevreyi de ayrıntılı ve eğlenceli bir bakışla anlatıyor. Resim, arkadaşlık, yalnızlık, gazeteler ve televizyon, aile gibi Pamuk’un sevdiği pek çok konu,70’li, 80’li yıllarla birlikte romanın içinden geçip gidiyor. Kitap Yeşilçam’a ve Türk sinema sanayine de uğruyor, oradar karakterler, hikayeler analtıyor. 1975 yılında Hilton Oteli’nde geçen bir nişan sahnesi tam 50 sayfa sürüyor ve bütün ayrıntılarıyla anlatılıyor. Kitabın kapağında yer alan 56 model Chevrole, pek çok sahnenin içinde geçtiği önemli nesnelerden biri olarak romanda yer ediniyor.
Ödüller arası yazmaya devam
Romana başladıktan sonra Orhan Pamuk ‘İstanbul Hatıralar ve Şehir’ kitabını yazdı aralarında Nobel’in de bulunduğu uluslararası dokuz büyük edebi ödül aldı: Prix du Meilleur Livre Ètranger (2002, Fransa), Grinzane Cavour (2002, İtalya), Impac-Dublin Roman Ödülü (2003, İrlanda), Alman Yayıncılar Birliği Barış Ödülü (2005, Almanya), Prix Médicis Ètranger (2005, Fransa), Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç, 2006), Prix Mediterranée (2006, Fransa), Puterbaugh Ödülü (2006, ADB), Ovid Ödülü (2008, Romanya). Yedi yılda Pamuk, Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi, Hollanda’da Tilburg Üniversitesi, Almanya’da Berlin Frei Üniversitesi, Amerika’da Georgetown Üniversitesi, İspanya’da Madrid Üniversitesi, Lübnan’da Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden şeref doktoraları aldı. Amerikan Sanatlar ve Edebiyat Akademisi ve Çin Sosyal Bilimler Akademisi şeref üyeliğine seçildi. Tüm bu ödülleri almak için çıktığı yolculuklarda uçaklarda, sabahları otel odalarında, Pamuk hiç durmamacasına ‘Masumiyet Müzesi’ni yazdı.