Arama Sonuçları Kategori: magazin

Jonas Brothers tatlı Demi fazla havalı

26 Ağustos 2010 at 20:43 Filed in:magazin No Comments

Dünya üzerinde 137 milyondan fazla insana ulaşan ve 30 dile çevrilen, televizyon tarihinin en başarılı TV filmi olan “Camp Rock”ın ikincisi 3 Eylül günü Amerika’da, Disney ekranlarında yayınlanacak. Filmin dünya prömiyerine Kelebek de davetliydi. Önce filmi izledik, sonra oyuncularla görüştük. Yeni film daha hızlı, daha fazla dans ve müzik var. Ve son söz: Jonas Brothers tatlı, Demi Lovato ise fazla havalı!

JONAS BROTHERS (JOE, NICK VE KEVIN JONAS)

“Camp Rock”ın ardından “Camp Rock 2: Büyük Final”de olmak nasıl?

- Kevin: Tekrar film ekibinde yer almak inanılmaz. Çok büyük bir başarı yakaladık, bu yüzden yeniden bir arada olduğumuz ve bu kez filmde daha fazla yer aldığımız için mutluyuz.

- Joe: Film sayesinde çekimlerin sürdüğü Toronto’da birbirimizle ve tüm ekiple daha fazla vakit geçirme imkanı bulduk. Bu da işin en güzel yanı bana kalırsa…

Filmi bir de sizden dinlesek..

- Joe: Shane, Mitchie’yi daha yakından tanımak için kampa geliyor. Ama Mitchie kampın sorunlarıyla yakından ilgilendiği için birbirlerini tanımaya pek de vakitleri kalmıyor. Bu yüzden Shane’in işle eğlenceyi bir araya getirmesi gerekiyordu, bunu da başardı.
- Kevin: Jason ikinci filmde büyüyor ve onu filmde küçük kampçıların eğitmeni yapıyorlar. Ruhlarını ve espri anlayışlarını geliştirerek yapmak istedikleri müziğin ne olduğunu, daha doğrusu kendilerini buluyorlar. Bu anlayış filmin genelinde de hakim. Yani kendini eğlendirmeyi sürekli hatırlamalısın. Filmde bana güzel bir sorumluluk veriyorlar ve bu tüm saflığımla üstleniyorum. Gerçekte de saf bir yanım vardır ama asla Jason kadar olamam!

MÜZİK VE DANSÇILAR BU FİLMDE DAHA İYİ

Bu kez en küçük kardeşiniz Frankie Jonas da filmde yer alıyor. Sizin için nasıl bir deneyim oldu?

- Kevin: Muhteşemdi. Frankie henüz 10 yaşında ama o da en az bizim kadar yetenekli. Birlikte bu şekilde zaman geçirebilmemiz müthiş. Hayranlarımız onu daha yakından tanımak istiyorlardı, istedikleri oldu. Bu filmde onu elinde kamerasıyla dolaşan genç kampçı olarak görecekler.

Birinci filmle ikinci film arasında size göre en büyük fark ne?

- Joe: Birinci filmden en büyük farkı daha fazla bilgi, daha iyi dansçılar olması… 100’e yakın dansçımız vardı. Müzikler daha iyiydi ve herkesin daha fazla oyun alanı vardı. Bu arada iki film arasında biz konserlere devam ettik, diğer arkadaşlarımız da en az bir iki filmde yer aldı. “Camp Rock” bizim oyunculuk yeteneklerimizi artırmamız açısından büyük bir şans bence…

Film boyunca size akıl hocalığı yapan biri var mıydı?

- Nick: Kesinlikle Daniel Fathers (filmde Brown Cesario’yu yani amcalarını oynuyor). Bence muhteşem bir aktör ve ondan öğrenecek çok şeyim variz.

Neden sizi ikinci filmde dans ederken göremiyoruz?

- Joe: Biz erkek grubuyuz ama boyband değiliz. Oyunculuk ve şarkı tamam ama dans çok iyi bilmediğimiz bir konu.

- Nick: Benim için de önce müzik geliyor. Ama kabuğumu kırmaya yardımcı olduğu için oyunculuğa da çok şey borçluyum.

İZLEYİCİLER YENİ BİR AŞKA TANIKLIK EDECEK

Gençler bu filmde neler görecekler?

- Joe: Çok fazla hayranımız var ve onlar da bizimle birlikte büyüyorlar. Yeni filmdeki şarkılar onların deneyimleriyle uyuşacak.

Bu arada yeni filmde Nick de bir kıza aşık oluyor…

- Nick: Evet Nate, Campstar’daki Dana’ya aşık oluyor. Onun için yeni ve uğruna uğraşılması gereken bir şey. Dana’nın babası Axel, Campstar’ın kurucusu ve Nate ile kızının görüşmesini istemiyor. Nate kıza ulaşmak için gerçekten komik şeyler yapıyor. Dediğin gibi filmde onların aşkına da tanıklık edeceğiz.

Demi Lovato ve Joe arasında iki film arasında gerçek bir aşk yaşandı. Eski sevgilinle film çekip aynı kimyayı filme yansıtmak nasıl oluyor?

- Joe: Biz Demi ile eskiden beri arkadaşız ve ekranda da çok iyi bir elektriğimiz var. şarkılar ona çok yakışıyor diyebilirim sadece.

HAYIR İŞLERİ KENDİMİZİ İYİ HİSSETTİRİYOR

Hayır işlerinde ve yardım projelerinde de çok aktifsiniz siz, bunun nedeni nedir?

- Kevin: Nick birinci tür diabet hastası ve açtığı web sitesi üzerinden hem insanları bilgilendiriyor hem de devlet sağlık teşkilatına bu konuda destekte bulunuyor. Biz de Jonas Brothers olarak Change For Childiren Foundation’da gönüllü çalışma ve yardımlaşma konusunda eğitmenlik yapıyoruz. Aynı zamanda tüm oyunculmarla birlikte Disney’in dünya çocuklarına yardım etmek için başlattığı Disney’s Friends for Change için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü bu işleri yapmak bize iyi geliyor, kendimizi iyi hissediyoruz.

Kevin 2009’da Danielle ile evlendin, evlilik nasıl gidiyor?

- Kevin: Ben New Jersey’liyim ama eşim Danielle ile birlikte Texas-Dallas’ta yaşıyoruz. Düzenli hayatı çok seviyorum, bu yüzden de evlenmek için beklemek istemedik. Zaten o da bizimle birlikte sürekli turnelere geliyor, galalara katılıyor. Çocuk yapmayı da istiyoruz ama şimdi değil.

DEMI LOVATO

İkinci kez Mitchie Torres olarak kamera karşısındaydın… Mitchie ile aranızda nasıl bir bağ var?

- Mitchie için seçildiğimde hem bir dansçı hem de şarkıcıydım. Bu anlamda ikimiz de aynı yerden hayata bakıyoruz. Oynadığım karakterleri hayatımla senkronize etmeyi seviyorum. Karakterim filmde tam bir lidere dönüşüyor, ben de gerçek hayatta öyleyim.

Mitchie nasıl bir evrim geçiriyor yeni filmde?

- Öncelikle büyüyor, sağlıklı düşünmeye başlıyor. Önceliklerine karar veriyor. Bu filmde Shane ile aralarında daha büyük bir romantizm var.

İkinci filmde ilkine oranla daha zorlu dans koreografileri vardı. Nasıl hazırlandınız?

- Koreografımız Rosario McCoy bize çok güzel danslar hazıladı. Konser turnesinden direkt çalışmalara başlayınca ilk başta zorlandım ama aslında dans bildiğim bir alan olduğu için adapte olmam kısa sürdü. Daha büyük bir kondüsyon gerektiriyordu tabii ama zaten her gün spor yaptığım için o da herhangi bir zorluk yaratmadı.

JOE’YLA ARKADAŞ KALMAMIZ DAHA İYİ

Filmdeki en sevdiğiniz sahne hangisi?

- Bir sürü var aslında… Ama en çok Campstar’daki kamp ateşi sahnemizi seviyorum sanırım.

Eski sevgiliyle aynı filmde olmak nasıl bir his?

- Aslında skandal yaratmaya çalışıyorsun, bunu görüyorum. Biz arkadaş olarak daha iyiyiz, bu yüzden böyle bir karar almıştık. şimdi onunla aynı sahneleri paylaşmakta bir sıkıntı yaşamıyorum.

Sahnede de birlikte olduğunuzu düşünürsek…

- Jonas Brothers turnelerinde de birlikteyiz evet, ama sahnede de kuliste de çok eğleniyoruz.

Dans ediyor, oyunculuk yapıyor ve şarkı söylüyorsun. Kendini en rahat nerede hissediyorsun?

- Kesinlikle şarkı söylerken… Diğerleri onun beraberinde gelen işler gibi.

BEYONCE’YE BAYILIYORUM LADY GAGA İSE ÇILGININ TEKİ

18 yaşındasın, tanınmış bir isimsin, milyonlarca hayranın var. Bu yaşta bu psikolojiyi nasıl kaldırabiliyorsun?

- Aslında o kadar küçük hissetmiyorum kendime. Deneyimleri paylaşarak onlara bir şeyler öğretmeyi ve sevgilerini hissetmeyi seviyorum.
New Jersey’de Jonas Brothers’la verdiğin konserde ben de vardım. Gençler onlar yüzünden çığlık çığlığaydı… Kıskanmıyor musun?
- Aynı fanlar beni de çok sevdiğinden bir sıkıntı yaşanmıyor. Çünkü onları seven, beni de seviyor.

Bir çok kez Teen Choice Awards’un sahibi oldun. Bundan sonra yapmak istediklerin neler?

- Şimdiden koca bir ömür yaşamışım gibi geliyor. Ama ben tam bir hayalperestim, yapmak istediklerimin sınırı yok.

Kendine kime örnek alıyorsun?

- Kelly Klarkson’ı çok seviyorum çünkü o da benim geçtiğim yollardan geçti ve yaşadığı sorunlara rağmen hâlâ iyi işler çıkarıyor. Onun dışında Beyonce’ye de bayılıyorum.

Peki ya Lady Gaga?

- O tamamen çılgının teki!

Son olarak; “Camp Rock 3” de çekilecek mi?

- Bilmem ama çekilse iyi olur gibi geliyor bana…

Türkiye’de 18 Eylül’de gösterimde

Amerika gösterimi 23 Ağustos’ta Disney Channel USA’de yapılan “Camp Rock 2: Büyük Final” Türkiye’de ilk kez 18 Eylül günü saat 09:00’da Disney Channel’da gösterilecek.

Camp Rock yok satıyor

Gösterime girdiği günden beri “Camp Rock” 137 milyondan fazla izleyiciye ulaştı ve film müzikleri Billboard 200 albümler listesinin Top 10’unda çarpıcı bir 10 hafta geçirerek dünya çapında 2,5 milyon CD sattı. Yeni soundtrack, 6 Eylül’den itibaren raflarda yer alıyor.

Filmden özel notlar

* Ekibe yeni katılan Rosario McCoy, harikalar yarattı. Bu fildeki dansların geniş kitlelere yayılması bekleniyor.
* Jonas Brothers ve Demi Lovato hayranları, filmdeki final jam sahnesini twit’leyen sanatçıları yalnız bırakmadı. ıki önemli ismin fotoğrafları 700 bin kez Twitter’da paylaşıldı.
* Filmdeki kıyafetler 60’ların ve 70’lerin hippie akımından etkilenilerek hazırlandı.
* Filmin yeni yıldızlarından Matthew Finley, Kanada’da albüm çıkarmaya hazırlanıyor.
* Filmin bir diğer yeni aktrisi Chloe Bridges, basın gününün sevgilisi oldu. Angelina Jolie’ye olan benzerliğiyle dikkat çeken Bridges, Jolie için “O benim idolüm” dedi.
* Demi Lovato basın gününün en ukala isimlerinden biriydi. Kimseyle üç kelimeden fazla konuşmamaya özen gösterdi.
* Gençler Jonas Brothers’a gerçekten deliriyor. Onların şarkı söylemesine bile gerek yok. Onlar dursunlar, yine çığlık atıyorlar.
* Filmin en ilginç yanlarından biri de film boyunca yetenekleri gözümüze sokulan Nick Jonas’ın “Introducing Me” isimli şarkıyı söylemesiydi. 3 dakika 15 saniye süren şarkıyı Nick kendi konserlerinde 3 dakikada bitiriyor. Sözler ise hiç de kısa değil.
* Filmin sountrack’inde bulunan “Wouldn’t Change A Thing” isimli düet parçanın Türkçe cover’ını Atiye yaptı ve okudu.

19 Eylül’de gelinlik giyecek

26 Ağustos 2010 at 20:23 Filed in:magazin No Comments

Geçtiğimiz hafta Bodrum’da sürpriz bir şekilde evlenen Zeynep Casalini, dün akşam canlı olarak yayınlanan “5N1K” programına, Bodrum’daki evlerinin bahçesinden katıldı. Casalini programda eşi Tahsin Berk ile nasıl tanıştığını ve evlilik kararını nasıl aldığını anlattıGüzel şarkıcı, evliliği ile neden bu kadar gündeme geldiğini anlayamadığını ancak yaşadıkları ilgiden memnun olduklarını söyledi.

Casalini, Bodrum’a geldiği günden itibaren sosyal paylaşım sitelerini takip etmeyi bıraktığını ve bu sebeple kendileri hakkında yapılan eleştirileri pek bilmediğini söyledi.

Casalini, “Bütün iyi insanlar bu tür aşklarla karşılaşırlar. İnsan hayallerinde aşık olacağı kişinin özelliklerini düşünür. Ve Tahsin, benim istediğim bütün kriterleri tek bir vücutta topluyor. Ben, hayalimdeki aşkımla 40 yaşımda karşılaştım. Biz sanki 1000 yıldır tanışıyor gibiyiz ve çok mutluyum.” dedi.

“EVLENMEYE GİDİYORUZ, DÖNECEĞİZ”

Eşi Tahsin Berk ile 1.5 yıldır tanışık olduklarını söyleyen Casalini; “Paylaştıklarımız çoğaldıkça birbirimize aşık olduk. Evlenme kararımız hakkında öyle uzun uzun konuşmadık. Olaylar bu yönde gelişti. Hatta evlenmeye giderken restoranımızın kapısına ‘Evlenmeye gidiyoruz, döneceğiz.’ yazarak çıktık.” dedi.

“19 EYLÜL’DE GELİNLİK GİYECEĞİM”

Casalini sözlerini şöyle sürdürdü; “Evlilik kararımızı önce kızım Ceren’e onaylattık. Onun onayını alınca da hemen evlendik. 19 Eylül’de tören yapacağız. Kızım Ceren bu törende gelinlik giymemi istedi. Ben de bu isteğini yerine getireceğim.”

“EVLİLİK HABERİMİZDEN SONRA BOY UZATAN AYAKKABI HABERİYLE MESAJI ALDIM”

Casalini’nin eşi Tahsin Berk ise, evlilikleri hakkında yapılan eleştirilere pek bir anlam veremediğini söyleyerek şöyle konuştu; “Kulağımıza gelen eleştirilere gülüp geçtik. Aslında ilk başlarda pek bir anlam verememiştim. Bana magazin dünyası, yaptıkları haberlerle mesajı verdi. Mesela, evlilik haberimizden sonra ‘Boy Uzatan Ayakkabı’ haberi yapıldı. Bu tür mesajlardan sonra, boyumun Zeynep’in boyundan kısa olmasının eleştirildiğini anladım. Ancak hiddetlenecek bir durum değil. Her şey gayet yolunda.”

Nehir Erdoğan’ın İlginç Şapkası

26 Ağustos 2010 at 20:21 Filed in:magazin No Comments

Nehir Erdoğan, önceki gün arkadaşlarıyla Cihangir’deki Kaktüs’teydi.

Mekandan çıkışta “Tatilin tadını çıkarıyorum, çünkü yakında dizi çekimleri başlayacak” diyen oyuncu, “almost famous” “neredeyse ünlü” yazılı şapkasıyla dikkat çekti.

Beren Saat’in Yeni Partneri

26 Ağustos 2010 at 20:16 Filed in:magazin No Comments

“Aşk-ı Memnu”da Selçuk Yöntem ve Kıvanç Tatlıtuğ ile objektif karşısına geçen Beren Saat, yeni dizisinde başrolü Engin Akyürek’le paylaşacak.

Kanal D’nin iddialı yapımlarından “Fatmagül’ün Suçu Ne”de Saat, dört adamın tecavüzüne uğrayan ve tecavüzcülerinden biriyle evlenmek zorunda bırakılan köylü kızı Fatmagül’ü, Akyürek ise evlendiği adamı canlandıracak.

Ferragamo ailesi ile çok iyi dostum

26 Ağustos 2010 at 20:03 Filed in:magazin No Comments

Bugüne dek 165 defileye katıldı, 150 kampanya ve katolog çekimi yaptı, 50 dergiye kapak oldu. Yazdığı yedi kitabın her biri 15 baskı yaptı.Bu rakamlarla temposunun ne kadar yoğun olduğu rahatlıkla anlaşılan Tülin şahin, Elle dergisi için de Floransa’da Salvatore Ferragamo ile bir araya geldi.
* En son hangi çekim için nereye gittin?

- En son temmuzda dünyayı bir uçtan bir uca uçtum. Cape Town’da düzenlenen Dünya Kupası esnasında TRT için advertorial çektik. Cape Town’dan gelen uçaktan indim, doğrudan iç hatlara geçip Memet’le (eşi Memet Özer) Marmaris’e uçtum. Tekneyle Kaş’a kadar indik. Kaleköy, Üçağız, Kekova, Kalkan gibi muhteşem yerler gezdik. Maalesef toplamda sadece altı gün tatil yapmış oldum. Oradan geldiğimde hemen Elle için Floransa’ya uçtum. Ferragamo çekimlerimiz bir hafta devam etti. Oldu mu sana ağustos… Herkes tatilde, ben hâlâ iş başındayım.

* Floransa’daki çekimi anlat lütfen. Orada neler olup bitti?

- Her şey 2008’de başladı. Ferragamo ailesiyle aramızda güzel bir dostluk var. Bir akşam onlara yazıp, Floransa’da satın aldıkları evde bir çekim yapılmasıyla ilgili düşüncemi paylaşmıştım. Aile üyeleri bana hemen geri dönüp böyle bir çekime çok sıcak baktıklarını bildirdi. O andan itibaren Elle devreye girdi. Dergi ekibiyle tam iki yıl ayrıntılarla ilgilendik. Floransa’da hava çok sıcaktı. Sanırım 40 dereceyi gördük. Kalın kıyafetler yüzünden resmen kurdeşen oldum. Sıcaktan hepsi üzerime yapıştı. En büyük zorluksa çekimleri bu şehre akın etmiş binlerce turistin arasında yapmaya çalışmaktı. Bu arada, Ferragamo ailesinin Floransa’daki evi inanılmaz. Ev değil, sanat eseri. Çekimlerde hem yorulduk, hem eğlendik.

MEMET’İN VARLIĞI EN BÜYÜK ŞANSIM

* İşin gereği çok planlı ve programlı olmak durumundasın, bu çok açık. Özel hayatında spontane olabiliyor musun?

- İş hayatımda kesinlikle spontane değilim. Sence bu kadar işi yönetirken spontane davranmak gibi bir lüksüm olabilir mi? Özel hayatımda, çok yakın arkadaşlarımla birlikteyken bu hakkımı kullanmayı seviyorum. Zaten en güzel anlar, o spontane kararlardan çıkıyor.

* Enerjin hiç bitmez mi?

- Yoğun bir günün sonunda ben de herkes gibi yorulmuş ve pilimi bitirmiş oluyorum. Sadece fiziksel bir yorgunluktan bahsetmiyorum. Türkiye’ye ayrı, yurtdışına ayrı efor sarf etmem gerekiyor. Yurtdışında bağlı bulunduğum 20 ajansla sürekli ajandamı güncellemek durumundayım.

AYAKLARIM YERE SAĞLAM BASIYOR

* Önümüzdeki altı ay ve hatta 2011 için neler planlıyorsun?

- Yılın sonuna kadar iş planım belli… Gerisini bilmiyorum.

* Güzel, başarılı bir kadınsın, bir o kadar da mütevazı. Bu karışıma pek alışık değiliz.

- Teşekkür ederim. Sanırım Danimar-ka’da doğup büyümüş olmamın getirdiği bir şey. Orada kim olursan ol, kimse kendini bir başkasından farklı ya da daha özel görmüyor. Ayaklarım yere basacak şekilde yetiştirildim.

İstanbul Moda Haftası

26 Ağustos 2010 at 19:59 Filed in:magazin No Comments

İstanbul Moda Haftası, önceki gün düzenlenen açılış töreniyle start aldı. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması’nın finalinin de yapıldığı gecenin yıldızı ünlü Rus tenisçi Anna Kournikova’ydı.İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri’nin organizasyonu, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkısıyla gerçekleşen İstanbul Fashion Week 2010 (İstanbul Moda Haftası 2010), önceki gün İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla Yerleşkesi’nde başladı.

Açılışta, Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması’nın finali de yapıldı. Hazır giyim ve deri kategorilerinde yarışan genç tasarımcılar, koleksiyonlarını özel bir defileyle tanıttı. Gecenin sonunda jüri, ödüle değer bulunan yarışmacıları açıkladı.

Moda haftasının açılışına “Sex and the City”nin stilisti olarak tanınan Patricia Field ile modellik yapmaya başlayan ünlü Rus tenisçi Anna Kournikova da katıldı.

Alana yedi kişilik koruma ekibi eşliğinde gelen Kournikova, Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması için düzenlenen defileyi Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’la birlikte izledi. Ünlü tenisçi ve model, dekolte kıyafeti yüzünden zaman zaman zor anlar yaşadı.

Moda haftasının açılış partisi ise Reina’da gerçekleşti. Partiye, Anna Kournikova’nın yanı sıra Abdullah Oğuz, Ruken-Metin Mızraklı, Tülin Şahin-Mehmet Özer, Kaya Çilingiroğlu gibi ünlü isimlerin de arasında bulunduğu yaklaşık 800 kişi katıldı

Fatih Ürek ile Aydın barıştı

26 Ağustos 2010 at 19:55 Filed in:magazin No Comments

ESKİ manken ve oryantal Bilun Dohmen’in süpriz doğum günü partisi, bir kırgınlığın sona ermesini sağladı. Uzun süredir konuşmayan Fatih Ürek ile Kuşum Aydın, barışarak gece boyunca şakalaştı.
Bodrum’un tanınmış simalarından olan ve sahneye adım attığında pek çok oryantale rakip gösterilen Bilun Dohmen, bir süredir yaşadığı Almanya’dan Türkiye’ye döndü. Ünlü oryantalin 41′inci yaşgünü için sanatçı dostları sürpriz bir parti hazırladı.

Ortakent-Yahşi beldesindeki Müsgebi Restoran’da düzenlenen partiye, Akrep Nalan, Savaş Ay, Kuşum Aydın (Aydın Uğurlular), Fatih Ürek, Ferdi Özbeğen, Ahu Tuğba, Merve Sökmen ve Ertan Ertaş katıldı. Gecede uzun bir süredir dargın olan ve karşılaştıkları mekanlarda birbirleriyle konuşmayan Fatih Ürek ile Kuşum Aydın barıştı ve gece boyunca şakalaştı. Gazeteci Savaş Ay ile sinema yıldızı Ahu Tuğba’nın da bol bol dans ettikleri görüldü.

Gecede mini beyaz elbisesi ve şıklığı ile dikkat çeken Dohmen, 41′inci yaş gününü dostlarının hazırladığı sürpriz parti ile kutlamaktan mutlu olduğunu belirterek, “Uzun süredir yurt dışındaydım ama artık Bodrum’da dostlarımla birlikte yaşayacağım” dedi.

Yıldız Kenter’in Gençlik Sırrı

26 Ağustos 2010 at 19:52 Filed in:magazin No Comments

Kenter’ gün geçtikçe gençleşiyor.Sanatçı Yıldız Kenter, Bodrum’da Uluslararası Bale Festivali kapsamında Universal Ballet Korea’nın gösterisini izledi. Gösteriyi 1500 sanatseverle birlikte izleyen Kenter’in giderek gençleşmesi dikkati çekti. Sporunu aksatmadan yaptığını belirten Kenter, “Dikkat ettiğim özel şeyler yok. Cildimin parlaklığı kullandığım kremdendir” diyerek espri yaptı. Kenter’in son görüntüsü, yaşlı doğan ve giderek gençleşen bir adamın öyküsünü anlatan “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi” adlı filmi hatırlattı.

TRT’den Zeynep Mansur açıklaması

25 Ağustos 2010 at 15:25 Filed in:magazin No Comments

TRT, kıyafeti yüzünden programa çıkamadığını öne süren Şarkıcı Zeynep Mansur’la ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

“Çeyiz Şov” adlı yapımın TRT’nin iç değil, dış yapımı olduğu belirtilen açıklamada, “Bazı gazetelerde yer alan ‘Zeynep Mansur’a TRT sansürü’ haberlerinin en büyük yanlışı, Mansur’un yayın kararını TRT yetkilileri değil, dış yapımlar vermiştir” denildi.

‘GELENEKSEL TARZDA GİYİN’ DENİLDİ

Zeynep Mansur’a, “Çeyiz Şov”a davet edilirken, bu programın Türkiye ve Türk cumhuriyetlerindeki çeyiz kültürünü anlatan bir aile programı olduğunun bildirildiği, kendisine daha çok geleneksel tarzda giyinmesi yönünde tavsiyede bulunulduğu ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

KIYAFETİ YAYIN FORMATINA UYGUN DEĞİLDİ

“Programın dekoru, yarışmacıları, arşiv görüntüleri, tamamen geleneksel çeyiz kültürümüz üzerine inşa edilmişken Zeynep Mansur ısrarla, yayın formatına uymayan kıyafet giymek istemiştir. Program yapımcıları da karşılaştıkları ısrar üzerine Mansur’u yayına çıkartmamışlardır.

Mansur, Çeyiz Şov’da giymek istediği kıyafeti TRT’nin diğer yayınlarında kullanabilir ve geçmişte de kullanmıştır. Dış yapım olan bir programın yayın bütünlüğü için yaptığı tercihten art niyetli ‘sansür yorumları’ yapılmamalıdır.

YASAK SÖZCÜĞÜ TRT’DE YASAKTIR

TRT’de yasak olan tek şey ‘yasak’ sözcüğüdür. TRT yasaklarla değil, hukukla, ilkelerle yönetilmektedir. TRT’ye ‘sansürcü’ diyenler, her şeyden önce 13 TRT kanalının birini bir kaç dakika izlemelidirler.

Yasakları yasaklamış TRT, şarkıcıların şahsi kaprisleriyle değil, ilkeleriyle en güzel, en güvenilir yayınları hazırlamaktadır.”

MANSUR’UN İDDİASI

Şarkıcı Zeynep Mansur, TRT’nin “Çeyiz Şov” isimli programına kıyafeti yüzünden çıkamadığını öne sürdü. Mansur’un iddiasına göre, giydiği kıyafet açık bulundu ve kollarını şalla kapatması istendi. Sanatçı da yayına çıkmadı. Dün saat 15.00’te canlı olarak yayınlanan, Defne Joy’un sunduğu programa katılmak için Güneşli‘deki TEM Stüdyoları’na giden Mansur, yayına çıkmadan 10 dakika önce kıyafeti yüzünden uyarı aldığını söyledi. İddiaya göre programın yetkilileri, ramazan ayı nedeniyle Mansur’un yere kadar uzun olan straplez tuvaletinin tepki çekeceğini düşünerek şalla kollarını kapatmasını istedi. Bu duruma çok sinirlenen Mansur, “Binlerce programa katıldım, seçkin topluluklara yüzlerce konser verdim. Ramazan ayında ekranda nasıl giyineceğimi de bilerek kapalı bir kıyafet seçtim. Ancak kollarımın gözükmesinden rahatsızlık duyan bir zihniyetin programına katılamam” diyerek yayını terk etti. Yaşadığı olayın kendisini şoke ettiğini belirten Mansur, “Kollarım kimi, nasıl tahrik edebilir? Bu nasıl bir zihniyettir? Bana şal teklif ettiler. Ben de ‘hayır’ dedim. Ah TRT, vah TRT diyorum, başka bir şey demiyorum” diye konuştu.

Genç oyuncu yaşamını yitirdi

25 Ağustos 2010 at 15:23 Filed in:magazin No Comments

“Gökten Üç Elma Düştü” isimli filmde Bennu Yıldırımlar, İsmail Hacıoğlu ve Köksal Engür ile başrolleri paylaşan tiyatro sanatçısı 26 yaşındaki Deniz Gönenç Sümer yaşamını yitirdi.
Bir virüsün yol açtığı hastalık (Sumer EBV associated LPD, sekonder hemafagositoz ) nedeniyle Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi erişkinler enfeksiyon bölümünde tedavi gören Deniz Gönenç Sümer, verdiği yaşam mücadelesini kaybetti.

Sümer’in cenazesi bugün Kocatepe Camii’nde kılınan öğle namazına müteakip cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

1984 doğumlu Deniz Gönenç; “Büşra” , “Gökten Üç Elma Düştü” isimli sinema filmleri ve “Cennet’in Çocukları” isimli televizyon dizisinde rol aldı.